top of page

Bir Prag Rüyası

Güncelleme tarihi: 12 Nis 2023


Prag Gezisi 2022-2023


2022 yılının bitimine çok az kala, kendime bir ödül vermek isteyince birden kendimi Prag biletlerine bakarken buldum. Uzun zamandır gitmek istediğim bir şehirdi Prag. Planlarım o kadar eskiydi ki 10 yıl önce bir mezattan Prag şehir rehberini almış ama seyahati gerçekleştirememiştim. Meğer bu seneye kısmetmiş.

Neden Prag derseniz birkaç önemli sebebi var. İlki mimarisinin güzelliği. Gotik, romanesk, barok ve art nouveau’yu bir arada görebileceğiniz, hepsinin tadını ayrı ayrı alabileceğiniz, gerek devasa kuleleleri gerek minik detayları ile sizi büyüleyen bir şehir Prag. Benim gibi görsel sanatlardan haz alıyorsanız gözünüzü çevirdiğiniz her köşe sizi mutlu ediyor bu şehirde.

İkinci sebep ise tarihin hala burada yaşaması. Çok iyi korunmuş bir şehir olarak yüzyıllar öncesinde yürünen yollarda yürümek, aynı duvarlar arasında gezinmek çok güzel bir his. Sanki zamanda yolculuk yapıyormuş hissini alıyorsunuz.

Üçüncü sebep ise kışın çok yakıştığı hafif melankolik-karamsar bir şehir olması. Ben böyle duyguların insanıyım, daha içli, daha derin, daha anlamlı. Elbette her günümüz neşeli olsun ama melankolinin tadını da bilen bilir.

İşte bu sebeplerle Prag’a doğru çok sevdiğim bir arkadaşımla hayata küçük bir mola vererek yola çıktık. Ekonomik sıkışıklığa, hastalıklara, okula, işe mola verdiğimiz; kendimize ait 4 günlük bir parantez açtık hayata. İyi ki de açmışız!

Şimdi gelelim Prag’da nereleri gezdik, ne kadara mal ettik ve en çok neleri sevdik? Eğer 2023’tw bir Parag gezisi yapacaksanız bu rehberi sizin için hazırlıyorum!


Prag’da Nereler Gezilir?


Prag’da gezebileceğiniz yerleri 3 bölüme ayırabilirsiniz:

1-Eski şehir bölgesi: Astronomik Saat Kulesi, Karl köprüsü, Klementinum Kütüphanesi, Barut Kulesi, Tyn Kilisesi bu alanda bulunuyor. Hepsi bir meydanın etrafında max.1 km lik sınır içinde o yüzden gezmesi çok kolay.

Astronomik saat kulesinin her saat başı marifetlerini izlemek için toplanan Turist kalabalığına bir kere katılabilirsiniz.

Vltava nehri üzerine kurulu Karl (Charles) köprüsü en turistik yerlerden. Hikayeye göre bu köprü sağlam olsun diye harcında yumurta akı kullanmak istemişler, ülkedeki her eve yumurta göndermesi emredilmiş. İnsanlar da yolda kırılması diye yumurtaları haşlayarak göndermiş 😊 Tabi plan suya düşmüş 😊

Bu köprüden geçerken heykellere dikkat etmeyi unutmayın. Buradaki en ünlü heykel Aziz John Nepomuk’a ait, kendisi kraliçenin günah çıkarırken yaptığı itirafları açıklamadığı için buradan aşağı atılmış. Efsaneye göre bu heykelin altındaki köpek ve kadın figürlerine elinizi sürerseniz, bir gün Prag’a mutlaka geri dönermişsiniz… O yüzden bu figürler dokunulmaktan parlamaya başlamış 😊 Köprünün üzerindeki en ilginç heykellerden biri ise Pala bıyığı ve sarığı ile Osmanlı heykeli. Esir ettiği Çekler’in (?) başında bekliyor yüzyıllardır.

Klementinum kütüphanesi rehberli tur ile gezdiğimiz ve bu seçimimizden çok mutlu olduğumuz bir yer oldu. Kepler’in içinde çalıştığı, astronomik gözlemlerin yapıldığı bu komplex hala Çekya’nın en büyük üniversitesi. Ve içinde mükemmel güzellikte bir tavanı olan barok kütüphanesi ile meşhur. Barok kütüphanenin tavanını anlatırken rehber, fresklerde (süslemeler) ortada görülen kubbenin İstanbul’daki Ayasofya’nın kubbesi olarak çizildiğini söyledi. Tabi o anda Prag’ın ortasında Ayasofya’yı duyunca kulaklarıma inanamadım ve rehberi durdurup tekrar ettirdim. Burası Katolik olmasına rağmen Ayasofya’nın kubbesini buraya resmetmeleri onun önemini bence bir kez daha ispatlamış oldu. Yine de çok şaşırtıcı bir andı. Klementinum bileti için 300 Çek korunası ödemek gerekiyor ama son kuruşuna kadar hak ediyor 😊



2-Prag Kalesi: Nehrin karşı kıyısında Prag’ın her yerinden görülen Prag kalesi de kesinlikle gezmeniz gereken yerlerden. İçinde Saray, St. Vitus Katedrali ve Altınyol’a giriş hakkı bulunan bilet 250 Çek korunası.

Devasa Gotik kuleleri, korkunç gargoyleleri, birbirinden eşsiz vitray camları, gümüş John Nepomuk mezarı ile kralların taç giydiği St. Vitus katedrali tüm Avrupa’daki katedraller arasında en güzellerinden.

Kale ise taht odası, krala ait taç, asa, orb ve kraliyet armaları ile tarihte bir yolculuk sunuyor. Prag’da bir yerlerden atarak insanlar birbirlerinin canına kastediyorlarmış sanırım, bu sarayın da bir odasından 2 katolik görevliyi camdan atmışlar. Ve adamlar ölmemiş☺️ Bazıları bunu Meryem Ananın mucizesine bağlarken bazıları da gübre yığınına düşmelerine bağlıyor🤭🤭

Ve Altın yol… Zamanın seçkin zanaatkarlarının oturduğu bu orta çağ yolundaki evler ilginç atmosferi ile ilgi çekiyor. Zindanlar, falcılar, simyacılar hatta Kafka bile bir zamanlar buradaymış…. Çıkışta ise zindanları ve işkence aletlerini görmeyi unutmayın. Buradakileri görünce diğer işkence müzelerine uğramanıza gerek kalmayacak.



3- Yahudi Mahallesi: Avrupa’daki en eski Yahudi topluluklarından biri Prag’da. Özellikle Umberto Eco’nun Prag Mezarlığı kitabı ile de meşhur olan eski Yahudi mezarlığını da çok görmek isteyince, sinagoglar ve Yahudi mezarlığını kapsayan 350 Çek Korunası değerinde bir bilet aldık. (Evet mezarlığa da biletle giriliyor, Osmanlı hazireleri için de benzer sistem getirilmeli)

Yahudi mezarlıkları çok ilginçti. 15. Yy’dan kalan mezar taşları Osmanlı mezar taşlarına çok benziyor. Bugünün aksine Davut Yıldızını sadece 2 mezar taşında gördük, onun yerine İsrailoğulları kabilelerini ya da soyadlarını temsil eden el, balık, aslan, üzüm gibi semboller vardı. Özellikle tapınakta din adamı olan Kohen’lerin mezarlarında kutsayıcı 2 el figürü çok yaygındı. Sinagogların içinde ise Yahudilik ile ilgili zengin sergiler vardı. Öğrendiğim en ilginç şey yahudilerin de ölünce yakınları tarafından yıkandığı, hatta bu yıkama suyuna hayatı temsilen yumurta kırıldığı oldu. Bu yıkama işine taharet diyorlarmış. Her şey bu kadar benzer ve bu kadar farklı nasıl oluyor şaşmamak mümkün değil.

Bu sinagoglar arasından İspanyol sinagogu Elhamra tarzı mimarisi ile çok değişik bir ambiyansa sahipti.



Bu bahsettiğim 3 bölge de ortalama yarım günde bitebilir, yani Prag için toplamda 2 gün gayet ideal. Ama Dans eden evler, Petrin gözlem kulesi, John Lennon duvarını da görmek isterseniz onları da rotanıza ekleyebilirsiniz.

Biz bir de Prag’da operaya katılmak istedik. Prag’da 1800lü yıllardan kalma birden fazla tarihi opera binası bulunuyor. Birinde temsillerden birini seyretmenin keyifli olacağını düşündük ve tarihi State Opera’nın müthiş barok salonunda Tosca operasını seyrettik. Bu opera için Atatürk’ün en sevdiği Opera denir. Güzel bir deneyimdi, tavsiye ediyorum. Biletler 439 Çek korunası civarındaydı. Bilet almak için: https://www.narodni-divadlo.cz/en



Ve gelelim uçuş ve konaklamaya…

Uçak biletlerimizi 1 ay önce Pegasus ile aldık. Kampanyalı olmamasına rağmen nerdeyse yurtiçi uçuşlarla aynı fiyata geldi. Siz daha önceden çok daha ucuza bilet bulabilirsiniz.

Biz konaklama için şehrin kale tarafında Hotel İkona’yı tercih ettik. Hem köprüye çok yakın hem de sakin olan otelimizde konaklamadan çok memnun kaldık. Şehrin öbür tarafı (Astronomik saat kulesi tarafı) çok gürültülü oluyor geç saatlere kadar, ancak bu taraf hem her yere yakın hem de çok sakindi. Hotel İkona’nın Kahvaltısı güzel, bina iç dekorasyonu yeni ve temizdi. Herkese tavsiye ediyorum. Üstelik çok da uygun fiyatlıydı. Benim gibi otel seçiminde çok zorlanıyorsanız burayı tercih edebilirsiniz.

Şehirde sadece havalimanından otele geçerken toplu taşıma kullandık. Diğer her yere yürüyerek çok rahat gittik. İlk kez gidecekler için bir kamu görevi olarak havalimanı transferini de tarif etmek istiyorum.

Havalimanından dışarı çıkarken otomatlardan otelin mesafesine göre 30 ya da 90 dakikalık bilet alın. Biz biletleri kredi kartı ile aldık. Sonra havalimanının önündeki yoldan karşıya geçip 119 numaralı otobüse bineceksiniz. Bu otobüs 3 dk.da bir kalkıyor ve sizi metroya götürüyor. Otobüse binmeden önce duraktaki makinalara biletinizi sokup, üstüne tarih işletmeniz gerekiyor, yoksa bilet geçersiz oluyor. (Biz denetime denk geldik, o yüzden atlamayın bunu) Otobüsten Nadrazi Veleslavin durağında inip metroya binerek yaklaşık 4 durakta Eski Şehir bölgesine varıyorsunuz. Otobüs ve metro boştu biz giderken, yolculuk ortalama 40 dk sürüyor ve kolay bir yolculuk olduğunu söylemek mümkün.

Biz tüm seyahatimiz boyunca kredi kartı kullandık, her yerde geçiyor, bu yüzden para çevirme derdinden de kurtulduk.

Genel olarak seyahatimiz bu şekilde, kolay, keyifli ve eğlenceli geçti. Her anı dolu dolu geçen bir rüya gibiydi. Umarım bu yazı sizlere faydalı olur ve gönlünüzce gezersiniz. Yeni yollarda görüşmek üzere!


Yorumlar


Mekanın Ruhu Bloga Abone Olun

İletişim bilgilerinizi bırakın ve blog yazılardan, turlardan ilk siz haberdar olun.

Teşekkürler!

Mekanın Ruhu 

Tüm Turlar TURSAB A9463 numaralı Mia Travel seyahat acentesi ile düzenlenmektedir.

©2025, Mekanın Ruhu.

bottom of page